|
Çərşənbəaxşamı; Dekabr 17,
2002
YAŞAMAYA DAİR
1
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir
ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve
ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o
derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan,
sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki
yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün
değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de
güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu,
diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla
bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler
için,
diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla
bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye
yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir
kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç
ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında
bir yıldız,
hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi
yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta
bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş
bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu
dünya "Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım Hikmet
|